Anasayfa / Hukuk Sözlüğü / Almanca Hukuk Sözlüğü – “S” Harfi

Almanca Hukuk Sözlüğü – “S” Harfi

Sitemizin bu bölümünde "S" Harfiylebaşlayan Almanca Hukuk Terimlerini ve Türkçe karşılıklarını bulabilirsiniz.Diğer terimler için sitemize bakınız.

das Schadensersatzpflicht – zararı tazmin yükümlülüğü
das Schiedsgericht – hakem mahkemesi
das Schriftgutachten – yazı hakkında bilirkişi incelemesi
das Schuldrecht – borçlar hukuku
das Schuldscheindarlehen – senetli kredi
das Schuldversprechen – vaat
das Schwurgericht – jürili ağır ceza mahkemesi
das Selbstbestimmungsrecht – belirleme hakkı / özerklik hakkı
das Sexualverbrechen – cinsel suç
das sichere Geleit – güvence / teminat
das sittenwidriges Rechtsgeschäft – ahlaka aykırı hukuksal işlem
das Sitzungsprotokoll – oturum protokolü / tutanağı
das Staatsrecht – devletler hukuku
das Strafgesetzbuch – ceza kanunu 
das Strafvollzugsgesetz – cezaların infazı hakkında kanun
dem Schaden zufügen – zarara uğratmak
der Sachverständige – bilirkişi
der Schaden – zarar
der Schadenersatz – zararın tazmini
der Schenkungsvertrag – bağış akdi
der Schöffen – halktan hakim / jüri üyesi
der Schuldbrief – ipotekli borç senedi
der Schuldeintritt – borcun nakli
der Schulderlass – borçtan ibra
der Schuldner – borçlu
der Schuldnerverzug – borçlunun temerrüdü
der Schuldschein – borç belgesi
der Schuldtitel – icra senedi
der Schwebezustand – kararsız durum
der Selbstmord – intihar
der Selbstmordattentäter – intihar saldırısını düzenleyen kişi (bay)
der Selbstmordversuch – intihara teşebbüs
der Selbstverwaltungskörper – özerk kuruluşlar
der Sicherheitsarrest – ihtiyaten güvenlik altına alma
der Sicherheitsklausel – güvenlik şartı / güvence koşulu
der Siegelbruch – mühür fekki
der Sinn – anlam
der Sinn des Gesetzes – ruhi anlamı / kanun metninin ruhu 
der Sitzungsbericht – oturum tutanağı / toplantı zaptı
der Sozialstaat – sosyal devlet
der Sprengstoff -patlayıcı madde
der Staatsgewalt – devlet kuvveti
der Steckbrief – yakalama müzekkeresi / tutuklama yazısı
der Steuerrecht – vergi hukuku
der Strafantrag – şikayet
der Strafaufschub – cezaların tescili
der Strafbefehl – ceza kararnamesi
der Strafbefugnis – ceza verme yetkisi
der Strafregister – adli sicil
der Strafvollzug – cezanın infazı
der Streik – grev
der Stückkauf – neviyle belirlenmiş satış
der Substanzwert – aktif değer
der Suspensiveffekt – icrayı durdurucu etki
der synallagmatischer Vertrag – tam karşılıklı akit
die Sachbeschädigung – mala zarar verme
die Sachenrechte –  eşya hukuku / ayni haklar
die sachliche Unzuständigkeit – konu itibariyle yetkisizlik
die sachliche Zuständigkeit der Gerichte – mahkemelerin suç itibariyle yetkisi
die Sanktion – yaptırım
die Satzung – iç tüzük
die Schlechterfüllung – eksik eda
die Schlussbestimmungen – son hükümler / son maddeler
die Schlussvorträge – son talepler / son kez söz almalar
die Schmuggelei – kaçakçılık
die schriftliche Ladung – sorgu için yazı ile davet etme
die Schuld – kusur / borç
die Schuldanerkenntnis – borcu kabullenme
die Schuldbefreiung – borçtan kurtulma
die Schuldbekenntnis – borcun tanınması
die Schuldforderung – alacak
die Schuldforderungsklage – alacak davası
die Schuldtheorie – kusur teorisi
die Schuldübernahme – borcun üstlenilmesi
die Schuldübertragung – borcun devri
die Schusswaffen -ateşli silahlar
die Schweigepflicht – sır saklama yükümlülüğü
die Selbstablehnung – hakimin kendi kendini reddi
die Selbstmordattentäterin – intihar saldırısını düzenleyen kişi (bayan)
die selbstschuldnerische Bürgschaft – müteselsil kefalet
die Selbstverwaltung – özerk yönetim / öz yönetim
die Sexualdelikte – cinsel suçlar
die sexuelle Befriedigung – cinsel tatmin
die Sicherheitsleistung – güvence gösterilmesi / teminat
die Sicherheitsleistung Garantie – güvence gösterme yükümlülüğü
die Sicherheitsmaßnahmen – emniyet tedbirleri / güvenlik önlemleri
die Sicherheitsmaßregeln – koruma önlemleri / ihtiyati tedbirler
die Sicherstellung – emniyet altına alma / koruma altına alma
die Sicherungshypothek – gayrimenkul rehni
die Sicherungsübereignung – teminat altına almak üzere temlik
die Sicherungsverwahrung – ihtiyati tevkif / geçici tutuklama
die Sitte Töre, gelenek, adet
die Sitten und Gebräuche – örf ve adet
die Sittlichkeit – adap / edep
die sofortige Beschwerde – acele itiraz
die Sorgfalt – ihtimam / özen
die Sozialadäquanz – toplumsal uygunluk / toplumca tolere edilen
die Spionage – casusluk / ispiyonculuk
die Sprungrevision – istinafı atlayarak Temyize başvurma
die Staatsangehörigkeit – vatandaşlık
die Staatsanwaltschaft – savcılık
die Staatshaftung – devletin sorumluluğu
die Staatsinteresse – devletin çıkarı / devletin menfaati
die Staatskasse – devlet hazinesi
die Staatsverwaltung – devlet idaresi
die Stadtverwaltung – belediye idaresi
die Stellvertretung müdür yrd. / temsil
die Stellvertretung ohne Vertretungsmacht – yetkisiz iş görme
die Steuer – vergi
die Stiftung – vakıf
die Strafandrohung – ceza yaptırımı / ceza müeyyidesi tehdidi
die Strafanstalt – cezaevi
die Strafanzeige – ihbar
die Strafaufhebungsgründe – cezayı kaldıran nedenler
die Strafausschliessungsgründe- cezaya engel ortadan kaldıran nedenler
die Strafaussetzung zur Bewährung – cezaların tecili / ertelenmesi
die Strafbemessung – cezanın tespit ve tayini 
die Strafbestimmung – ceza kaidesi / cezai hüküm
die Strafe mildern – cezayı hafifletmek
die Strafenhäufung – cezaların yekünu / cezaların cemi
die Straferhöhung – cezayı arttırma / ağırlaştır
die Straffreiheit – cezadan muafiyet
die Strafgerichtsbarkeit – kaza / cezai yargı
die Strafgewalt – cezayı uygulama / verme yetkisi
die Strafkammer – ceza dairesi
die strafmildernden Gründe – cezayı azaltıcı / hafifletici nedenler
die Strafmündigkeit – cezai sorumluluk ehliyeti
die Strafprozessordnung – ceza muhakemesi kanunu
die strafschärfenden Gründe – cezayı ağırlaştırıcı / artırıcı nedenler
die Straftat – suç
die Strafumwandlung – cezanın değiştirilmesi / çevrilmesi 
die Strafvereitelung – mahkemeyi yanıltarak hüküm verilmesini engelleme
die Strafverfolgung – ceza koğuşturması / adli takibat
die Strafverjährung – cezanın / infazın zaman aşımı
die Strafvollstreckung – cezanın infazı
die Strafwürdigkeit – cezaya liyakat / cezaya müstahak
die Strafzumessung – cezanın takdiri, tespiti ve tayini
die Streitgenossenschaft – dava ortaklığı / birlikte dava
die Streitigkeit – ihtilaf / anlaşmazlık
die Streitverkündung – davanın başka bir kişiye ihbarı
die subjektive Klagehäufung – sübjektif birlikte dava
die Subsidiarität – İkincillik, talilik, yardımcı ronmun asli norm yanında geçersizliği
die Subvention – kamu yardımı / devletin sübvansesi
singemäß – uygun olarak / gerektiği şekilde
sittenwidrig – adaba aykırı
subsidiär – ihtiyati / geçici

Buna da bakın

Almanca Hukuk Sözlüğü – “A” Harfi

Sitemizin bu bölümünde "A" harfi ile başlayan Almanca Hukuk Terimlerini ve Türkçe karşılıklarını bulabilrsiniz. abstrakt …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

instagram takipçi instagram beğeni hilesi instagram beğeni
error: İzinsiz Kopyalanamaz.
denizli escort kayseri escort
kuşadası escort fethiye escort kuşadası escort escort kuşadası kuşadası escort didim escort kuşadası escort bodrum escort bayan bodrum escort alanya escort kuşadası escort kuşadası escort