Anasayfa / Hukuk Sözlüğü / Almanca Hukuk Sözlüğü – “B” Harfi

Almanca Hukuk Sözlüğü – “B” Harfi

Sitemizin bu bölümünde "B" harfi ile başlayan Almanca Hukuk Terimlerini ve Türkçe karşılıklarını bulabilirsiniz.

begehen – suç işlemek
beitreiben – tahsil etmek / el koymak / toplamak
beschlagnahmen – el koymak
bestechen – rüşvet vermek
bestimmen – saptama / hüküm verme
bestrafen – cezalandırmak / ceza vermek
beweisbar – ispat edilebilir
beweisfähig – ispat olunabilir
die Beweissicherung – delillerin muhafazası / delillerin tespiti
der Beweissicherungszweck – delilleri koruma amacı
die Beweisurkunde – belge delili / ispat vesikası
die Beweiswürdigung – delillerin değerlendirilmesi / delillerin takdiri
die Bewertung – değerlendirme / takdir etme
die Bewilligung – izin / muvafakat
die bewusste Lücke – bilinçli boşluk
bezwecken – hedeflemek
BGB – alman medeni kanunu
BGBl – alman federal resmi gazetesi
BGH – alman federal yüksek temyiz mahkemesi
bürgerlich – medeni / vatandaşa ilişkin
das Baugewerbe – müteahhitlik
das Baurecht – üst yapım hakkı
das befristete Recht – süreye bağlı hak
das Befugnis – yetki / selahiyet
das Berufungsgericht – istinaf mahkemesi
das beschleunigte Verfahren – hızlandırılmış muhakeme / yargılama
das Bewusstsein – bilinç / şuur
das Bundesarbeitsgericht – federal iş mahkemesi
das Bundesgericht – federal mahkeme
das Bundesgesetz – federal kanun
das Bundesministerium der Justiz – federal adalet bakanlığı
das Bundessozialgericht – federal sosyal mahkeme
das Bundesverfassungsgericht – federal anayasa mahkemesi
das Bundesverwaltungsgericht – federal alman yüksek mahkemesi / danıştay
das bürgerliche Recht – medeni hukuk
den Beweis antreten – delil göstermek
der Bandendiebstahl – çete halinde hırsızlık
der beabsichtigte Erfolg – planlanıp amaçlanan sonuç / tasarlanan netice
der Beamter – memur (bay)
der beauftragte Richter – naip hakim
der Beauftragter – yetkili / vekil
der Begriffsjurisprudenz – kavram içtihatçılığı
der Beistand – yardımcı
der Berechtigter – hak sahibi
der Beruf – meslek
der Bescheid – karar
der Beschuldigte – zanlı / şüpheli
der Besitz – zilyed / zilyetlik
der Besitzdiener – aracı zilyed
der Besitzer – hamili / sahibi / eşyaya hakim olan
der Bestimmtheitsgrundsatz – belirginlik ilkesi / belirlilik ilkesi
der Betrug – hile yapma / dolandırıcılık
der Betrüger – dolandırıcı (bay)
der Bettel – dilencilik
der Beweggrund – hareket nedeni
der Beweis – ispat / delil
der Beweis des Gegenteils – bir karinenin çürütülmesi için aksinin ispatı
der Bezug – bağlantılı / irtibatlı / ilgili
der Brauch – gelenek / töre
der Bruchteil – kısım / parça
der Bundesfinanzhof – federal vergi mahkemesi
der Bundesminister – federal devlet bakanı
der Bundespräsident – federal devlet cumhurbaşkanı
der Bundesrechnungshof – federal sayıştay
der Bürger – vatandaş
der Bürgermeister – belediye Başkanı
die Bande – çete
die Bauerlaubnis – inşaat ruhsatı
die Bauvorschriften – inşaatla ilgili mevzuat
die Beamtin – memur (bayan)
die Beaufsichtigung – teftiş ve murakabe / denetim
die bedingte Entlassung – şartla salıverme / şartlı salıverilme
die Bedingungstheorie – şart teorisi
die Bedrohung – tehdit/ ikrah
die Beeinträchtigung – müdahale / ihlal / kısıtlama, 
die Beendigung – bitme
die befristete Ungültigkeit – süreli geçersizlik
die Befristung – zaman ile sınırlama / süre tayin etme
die Befugnisse bei Gefahr im Verzug – gecikmesinde tehlike olan hallerdeki yektiler
die Begehungsdelikte – ihmali suçlar
die Begnadigung – özel af
die Begründung – gerekçelendirme / gerekçe
die Behauptung – sav / iddia / tez
die Behörde – makam / merci
die Beihilfe zu einer Straftat – suçun işlenmesine yardım etme / iştirak
die Beitreibung der Geldstrafe – para cezasının zorla ödettirilmesi
die Bekanntgabe des Haftbefehls – tutuklama kararının açıklanması / bildirimi
die Bekanntmachung – duyuru / ilan
die Bekräftigung der Wahrheit – gerçeğin açığa çıkarılması / temin edilmesi 
die Belästigung – rahatsız etme / taciz etme
die Benachrichtigung von Angehörigen – yakınlarına haber verilmesi
die berauschende Substanz – keyif verici madde
die Bereicherung – zenginleşme
die Berufung – istinaf
die Berufung auf den früheren Eid – önceki yemine atıfta bulunma
die Berufungsbegründung – istinafta sebep gösterme
die Berufungsklage – temyiz talebi / davası
die Beschädigung – zarar
die Beschimpfung – tahkir / sövme
die Beschlagnahme – el koyma
die Beschlagnahme İhtiyati haciz, 
die Beschlagnahme zur Sicherstellung – teminat teşkil etmesi amacıyla elkoyma
die Beschleunigung – hızlandırma / çabuklaştırma
die Beschränkung – kısıtlama / sınırlandırma
die Beschuldigung – itham, suç / kusur isnadı
die Beschwerde – şikayet
die Besetzungseinwand – mahkemenin teşkiline / kuruluşuna itiraz
die Besichtigung – denetim / teftiş / ziyaret
die Besitzaufgabe – yedin inkıtası / zilyetliğin sona ermesi
die Besitzentziehung – zilyedliğin sona erdirilmesi / zilyedliğin kaldırılması
die Besitzklage – zilyedlik davası
die Besitzstörung – hakkı olmayan yerlere tecavüz / zilyedliğin ihlali
die Bestechlichkeit – rüşvet alma
die Bestechung – rüşvet
die Bestechung – rüşvet verme
die Bestellung eines Verteidigers – bir müdafiin görevlendirilmesi
die Bestimmtheit – mutlaklık / belirginlik / kesinlik
die Bestimmungen – hükümler / mevzuat ve kurallara yekünu
die Beteiligung – iştirak etme / ortaklık etme / katılma, 
die Betreuung – himaye / muhafaza / koruma 
die Bettelei – dilencilik
die Beurkundung – tasdik / onama
die Bevollmächtigung – vekalet verme / yetki verme / vekil kılma, 
die Beweisanträge des Angeklagten – sanığın delil toplanmasını talep etmesi
die Beweisaufnahme – delillerin ortaya konulması
die Beweiserhebung – delil elde etme / delil irad ve ikamesi
die Beweiskraft – ispat gücü
die Beweismittel – delil / ispat aracı
die Bezeichnung – tasvir / tanım
die Bezichtigung – suçlama
die Bildung einer Vereinigung zur Begehung eines Verbrechens cürüm işlemek için bir teşekkül meydana getirmek
die Billigkeit – hakkaniyet
die Billigung – onaylama / tasvip / muvafakat
die Bindung- bağlama/ irtibatlandırma
die Bindung des Untergerichts – esas mahkemesinin görüşü ile bağlılık
die Blutprobe – kan tetkiki / kan alınması 
die Blutschande – ensest / fücur
die Brandstiftung – kundaklama
die Bringschuld – alacaklı nezdinde ödenmesi gereken borç
die Bündnis – birlik

Buna da bakın

Almanca Hukuk Sözlüğü – “A” Harfi

Sitemizin bu bölümünde "A" harfi ile başlayan Almanca Hukuk Terimlerini ve Türkçe karşılıklarını bulabilrsiniz. abstrakt …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

instagram takipçi instagram beğeni hilesi instagram beğeni
error: İzinsiz Kopyalanamaz.
denizli escort kayseri escort
maltepe escort
porno izle
maltepe escort
alanya escort
kartal escort
atasehir escort
kadikoy escort
manavgat escort